II. İsaakios Angelos

II. İsaakios Angelos
σαάκιος Β’ Άγγελος

II. İsaakios Angelos tarafından bastırılan electrum alaşımından bir sikke. Arkası Meryem Ana ile çocuk İsa'nın büstünü göstermektedir
Bizans İmparatoru
Hüküm süresi 1185 – 1195
Önce gelen I. Andronikos Komnenos
Sonra gelen III. Aleksios Angelos
Hüküm süresi 1203 – 1204
Önce gelen III. Aleksios Angelos
Sonra gelen V. Aleksios Dukas
Eş(leri) Macaristanlı Margaret
Çocukları Euphrosyne Angelina, İrini Angelina, IV. Aleksios Angelos, İoannes Angelos, Manuil Angelos
Hanedan Angelos Hanedanı
Babası Andronikos Dukas Angelos
Annesi Öfrosin Kastamonitissa
Doğum Eylül 1156
Konstantinopolis
Ölüm Ocak 1204
Konstantinopolis

II. İsaakios Angelos veya Angelus (Yunanca: σαάκιος Β’ Άγγελος, Isaakios II Angelos) (d. Eylul 1156 – ö. Ocak 1204) 11851195 arasında ve tekrar 12031204 arasında Bizans imparatoru olmuştur.

Babası Andronikos Dukas Angelos Anadolu'da bir askerdi (d. y. 1122 – ö. 1185'den sonra) ve annesi olan Öfrosin Kastamonitissa (d. y.1125 – ö. 1195den sonra) ile 1155'den önce evlenmiştir. Babasının annesi I. Aleksios Komnenos ile İrini Dukena'nin en küçük kızı Teodora idi. Babasının babası ise Sicilya'da bir amiral olan Konstantinos Angelos (d. y. 1085 – ö. Temmuz 1166'dan sonra) olup Filadelfiya'li olan Manolis Angelos adlı bir kişinin oğlu idi. Bu isimlerden açıktır ki İsaakios ailesinin Bizans hükümdarları ile yakından ilişkileri bulunmaktaydı.

İsyanla imparatorluğa yükseliş

I. Andronikos Komnenos'un imparatorluk döneminde İsaakios, babası ve erkek kardeşleri İznik (Nicea) ve Bursa (Prousa)'da imparator aleyhinde çıkan isyanlara yakından katkılarda bulunmuşlardı. Fakat İmparatorun genellikle isyancılara karşı çok merhametsiz olduğu bilinmekle beraber, I. Andronikos İsaakios'a hiçbir ceza vermemiştir.

Andronikos merhametsiz zalim cezaları ve aristokratları kontrol edip yıldırma çabaları dolayısı ile halk tarafından sevilmemekteydi. 11 Eylül,1185de Andronikos'un başkentinde bulunmadığı bir sırada onun başkentte vekili olan Stephanus Hagiochristophorites İsaakios'u tutuklama kararı almıştır. İsaakios, Hagiochristophorites'i öldürmüş; sonra bu cinayet mevkiinden dört nal atla kaçıp; Ayasofya Kilisesi'ne gelip; orada bulunan suçunu bir büyük şecaat arzeder gibi herkese anlatmıştır. Haber hemen şehirde yayılmış ve özellikle bu suça hiç katkısı olmayan, fakat imparatoru hiç sevmeyen asiller (bunlar arasında nüfuzlu amcası Yannis Doukas) İsaakios'a yardıma gitmişlerdir. Bunlar bütün geceyi meşaleler altında Ayasofya'da geçirmişler; ertesi sabah herkesi isyana çağırmak için şehre yayılmışlar; halk bu çağrılara uyarak sokakları doldurmaya başlamışs; hapishaneleri boşaltmışlar ve hapiste olanlar da sokaklardaki yoğun halk kitlesine katılmıştır. Ayasofya Kilisesine dolduran kalabalık İsaakios'u basileus (imparator) ilan etmiştir; orada bulunan büyük mihrabında bulunan Büyük Konstantin'in tacı indirilerek İsaakios'un başına geçirilmiş; sanki bir taç giyme töreni de yapılmıştır.

Andronikos bu haberi kırdaki malikanesinde alınca şehrin kontrolunu tekrar eline geçirmek niyetiyle başkentine dönmüştür. Haliç'in ağzında bulunan Buyuk Saray'a gitmiş ve sarayın etrafında toplanmış halk uzerine muhafızlarının ok atışları ile hücumunu emretmiş; ama onların çekingen davrandıklarını görünce hemen bir yay oklar alarak kendisi halk içine ok atmaya başlamıştır. Ama halkın dağılmadığını görünce hemen kıyafet değiştirip başkentten ayrılmak üzere sadece kendinden çok küçük yaşta olan karısı ve odalığı ile birlikte, bir kadırgaya binip Boğaz'a kaçmıştır. Halk Büyük Sarayı tamamiyle yağma etmiş; 600 kg kadar külçe altın ve çok kıymetlı mal ve eşya kaybolmuştur. Zengin Saray kilisesinin her şeyi çalınıp tamtakır bırakılmış; hatta İsa'nin kendi eliyle Urfa Kıralı Abgar'a yazdığı mektup bile o zamandan beri hiç görülmemiştir.

Eski imparator Andronikos çok geçmeden yakalanmıştir. Yanındakilere dokunulmamış; ama eski İmparator sıkıca bağlanip boğazına kalın bir zincir takılıp yeni imparator II. İsaakios Angelos önüne getirilmiştir. Orada hemen sağ eli kesilmiş; birkaç gün aç susuz hapisten sonra bir gözü kör edilmiş ve 12 Eylül 1185de bir kel deveye bindirilerek halk arasına salınmıştır. Halk güruhu onu önce deve üzerinde iken taş, pislik, pis su, hatta kaynar su atarak iyice cezalandırmış; sonra deveden indirip; linç edip öldürüp; cesedini gösterim için ayaklarından başaşağı asmışlardır.

Birinci defa tahta geçiş

II. İsaakios'un İmparatorluk dönemi başında Bizans'ın durumu çok tehlikede idi. Fakat II. İsaakios Norman asıllı Sicilya Kralı olan II. Guglielmo İyi (İng. William, Fr. Guillaume) ile yaptığı savaşta galip gelmiş ve Bizans'ın kurtarıcısı olmuştur. II. Guglielmo, I. Andronikos'un hükümdarlığının son yıllarında, 1185de Sicilya'da 80.000 kişilik çok büyük bir ordu ve ve 200 gemiden oluşan bir donanma hazırlamıştı.

Şahsen II. Guglielmo askerlikten ve askerlerden hoşlanmaz olarak bilinmekteydi; ama bu büyük askerî seferin hazırlığını şahsen yüklenmiştir. Kara ordusunun komutanlığına bir askerlik sırasından yükselmiş olan Bouadin (İng. Baldwin) adlı generali; ikinci komutanlığına kuzeni Lecce Kontu Tancred'in damadı Acerra Kontu Rikardo'yu ve donanma komutanlığına ise kuzeni Lecce Kontu Tancred'i atamıştı. Bu büyük ordu donanmaya yüklü olarak Messina'dan 11 Haziran,1164de Bizans'in elinde bulunan Makedonya ve hatta Konstantinopolis'i ele geçirmek emeli ile ayrılmış ve şimdi Arnavutluk'ta bulunan Bizans İmparatorluğu'nun Adriyatik Denizi üssü ve ticaret limanı Dıraç (Durazzo) limanında Balkanlara çıkmıştır. Kara ordusu, Bizans ordularından direnç görmeden, karadan Selanik üzerine yürümuş ve donanma da denizden Selanik önüne gelmiş ve Bizans'in ikinci büyük şehri hem karadan hem de denizden Norman Sicilyalılar tarafından kuşatılmıştır. İmparator olan I. Andronikos bu şehre yardım için 5 değişik komutan altında 5 ordu göndermiştir ama bu ordular kuşatma altında bulunan Selanik'e yardımda bulunamamıştır. Şehrin Bizanslı komutanı da düşman ordusunun gelmekte olduğundan önceden haberdar olmakla beraber, şehri tedariksiz bırakmış ve kuşatma sırasında şehrin savunmasına hiçbir özel şahsî katkıda bulunmamıştır. 24 Ağustos'da bu ikinci Bizans şehir Norman Sicilyalılar eline geçmiş ve bu ordu tarafından talan edilmiştir. Eylul 1185de II. İsaakios bir halk devrimine ve bu devrimin başarı kazanmasına bir büyük neden de bu tehlike karşısında I. Andronikos'un savunmada gösterdiği beceriksizlik ve bunun yanında Konstantinopolis'de bir cadı avına çıkıp kendini sevmeyen birçok kişiyi Norman Sicilyalı taraftarı olmakla itham ederek idam ettirmesidir. II. İsaakios tahta çıktığında Norman Sicilya ordusu Selanik'ten ayrılıp Konstantinopolis üzerine Batı Trakya'da ilerlemekte ve Sicilya donanması ise Ege'den Marmara Denizi'ne erişip orada gelecek orduyu beklemekteydi.

II. İsaakios tahta çıktığı zaman hemen Norman Sicilyalılara bir barış teklifinde bulunmuş, fakat bu rededilmiştir. Bunun üzerine II. İsaakios Balkanlarda bulunan 5 Bizans ordusunu birleştirmiş ve bu birleşik ordunun komutanlığına en dirayetli generali olan Aleksius Branas'ı atamıştır. İmparatorluğun her tarafından yeni askerler toplanmış; bunlar hemen bu büyük orduya sevkedilmiştir. Branas Norman Sicilya ordusu ile savaş için zamanı ve savaş alanı kendisine en uygun olacak şekilde seçmiştir. Norman Sicilya ordusu Sitrimon (Strymon) Nehri kıyılarında Amfipolis'de kampta bulunuyordu. Bizans generali Branas önce buraya yakın olan Mosynopolis'de Norman Sicilya ordusunun bir küçük birliğini pusuya düşürerek Amfipolis'e kovalamıştır. Sonra bir barış teklifi göndermiş ve Norman Sicilya ordu komutanı bunu kabul edip, Amfipolis'in hemen dışında Dimitriza (Türkçe ismi Demochisar) bir mevkide konuşmalara başlanmıştır. Bu konuşmalar devam ederken Bizans ordusu birden bütün birlikleri ile hücuma geçmiş ve barış görüşmeleri yapılırken gevşekleşmiş olan Norman Sicilyalıları büyük bir yenilgiye uğratmıştır. Norman Sicilya ordusunun büyük bir kısmı bu savaşta imha edilmiş; kaçanların çoğu güz yağmurlarıyla yükselmiş olan Sitrimon Nehri'ni geçemeden boğulmuşlardır. Norman Sicilyalılardan sağ kalanlar büyük sayıda esir olarak Bizans ordusunun eline geçmiştir ve bunlar arasında ordu komutanı Baoaduin ve ikinci komutanı Acerra Kontu Rikardo da bulunuyordu. Yenik Norman Sicilya ordusunun ufak bir kısmı ise üç ay önce ellerine geçirip talan ettikleri Selanik'e çekilmiştir; ama Selanik halkı ayaklanıp bunların çoğunu öldürerek intikamlarını almışlardır. Marmara'da boşuna bekleyen donanma sonunda Draç limanına geldiğinde buraya çıkan 80.000 kişilik ordudan kalan çok küçük sayıda askeri Sicilya'ya götürmüştur. Bu savaş ile Bizans kurtarılmıştı ama 20 yıl sonra IV. Haçlı Seferi Bizansı yıkacaktı.

II. İsaakios 1185 ile 1186da bir seri hükümdarlar ve yakınları arasında diplomatik evlilikler planlamış ve hükümdarların ve yakınlarının evlilikleri ile hem Bizans'in hem de kendi imparatorluk pozisyonunu pekiştirmiştir. Yeğeni Eudokia Angelina'yi Sırp Granprensi olan Stefan Nemanja'in oğlu Stefan ile evlendirmiş; kızkardeşi Theodora'yı bir İtalyan Markisi olan Corrado del Monferrato'ya vermiş ve 1186da kendisi Macaristan Kıralı III. Béla'un kızı Macaristanlı Margaret (Bizans saray ismi Maria) ile evlenmiştir.

Bundan sonraki askerî ve politik politikalarında II. İsaakios o kadar başarı kazanamamış ve hatta başarızlık göstermiştir:

1185'in sonlarında ağabeyi olan (sonraki III.) Aleksius'u kurtarmak için Haçlı Latinler elinde bulunan Akka'ya (Acre) 80 kadırgadan oluşan bir filo göndermiş; ama bu filo Norman Sicilya filosu tarafından imha edilmiştir.

Hemen sonra yine 1185de, Kıbrıs adasında isyan eden İsaakios Komnenos'un elinden adayı geri almak üzere 70 gemiden oluşan bir filo göndermis; fakat bunda da Norman Sicilyalı'ların desteğini alan isyanının etkili karşı koyması nedeniyle başarı kazanamamıştır.

1185 sonunda ordularının, donanmasının ve tertip ettiği diplomatik evliliklerin masraflarını karşılamak üzere çok yükseltiği vergiler nedeniyle Makedonya'da bulunan Vlahlar ve Bulgarlar isyan etmiş ve başarılı olan bu isyan sonucunda Asen Hanedanı idaresi altında İkinci Bulgar İmparatorluğu kurulmuştur.

1187de bu isyancılar üzerine Sicilya Norman Kıralı'na karşı Stirimon Nehri kıyısında sağlanan zaferin komutanı Aleksios Branas gönderilmek için emir verilmiş, ama general Konstantinopolis'i (ve imparatorluğu) eline geçirmek üzere isyan etmiştir. Bu general ve ordusu, İsaakios'un kayın-biraderi olan Monferratlı Konrad idaresinde bir ordu tarafinda savaşta yenilmiş ve Branas bu savaşta öldürülmüştür.

1187de donanması çok zayıflamış olan II. İsaakios Venedik Cumhuriyeti ile bir anlaşma yapmış ve Venedik tüccarlarına sağlanan bir sıra yeni imtiyaz karşılığında 6 ay önceden ikaz edilirlerse Venedik 40 ile 100 kadırgadan oluşan bir filoyu Bizans'a yardım olarak göndermeyi garantilemiştir. Bir Venedik kadırgasında serbest olan 140 kürekçi bulunduğuna göre bu askerî yardım 18.000 kişilik bir denizci birliğinin desteği anlamına gelmekteydi. 1196da İsaakios'un politikalari nedeniyle o imparatorluga gecmeden çok güçlü olan Bizans donanması, sanki bir felaket geçirmiş gibi, sadece 30 kadırgadan oluşmaktaydı.

1189da Avrupa'da Katolikler yeniden III. Haçlı Seferi için seferberliğe başlamışlardır. Avrupa'dan karadan gelen Kutsal Roma İmparatoru Friedrich Barbarossa'nın Bizans topraklarından geçmesi büyük bir Bizans kuvveti ve organizasyon kullanılmasını gerektirmiştir. Fakat bu Haçlı ordusu Balkanlarda Bizans sınırlarına geldiğinde II. İsaakios, Kudüs fatihi Selahaddin Eyyubi ile bir anlaşma yapmış ve Haçlıların geçişini durduramamakla beraber bu geçişi zorlaştırmak için bir sürü tedbir uygulamıştır. Buna karşılık olarak, Frederik Barbarossa'nın ordusu Filibe (o zamanki Philippopolis şimdiki Plovdiv) şehrini işgal etmiş ve bu şehri tekrar Bizans eline geçirmek için gönderilen 3.000 kişilik Bizans ordusunu yenik düşürmüştür. Bunun üzerine 1190dan sonra II. İsaakios Haçlılara daha önce verdiği logistik ve diğer destek sağlama sözünü tutmak zorunda kalmıştır.

Sonraki 5 yıl Bulgaristan'la yapılan devamlı savaşlarla geçmiştir. II. İsaakios şahsen bazı askerî seferlere komutanlık etmiştir. Bu askerî girişimler önce istenen sonuçları verdiyse de sonradan hiçbir etkileri olmamaya başlamıştır. 1190de ki seferinde ise bir pusuya düşürülen II. İsaakios hayatını zor kurtarmıştır. II. İsaakios 1195de yeniden kendi komutanlğı altında bir Bulgaristan seferine hazırlık yapmaktadı. Makedonya'da Stagira'da bir av partisi dolayisiyla II. İsaakios'un askerî kamptan ayrı olmasını fırsat bilen ağabeyi kendini askerlerce imparator olarak seçtirmiş ve III. Aleksios Angelos adı ile imparatorluğa başlamıştır.

II. İsaakios Angelos'un birinci defa imparatorluğu böylece sona ermiştir. Yeni imparator, Konstantinopolis'te kardeşinin gözlerini kör ettirmiş ve hapise atmıştır. Böylelikle II. İsaakios'un tekrar tahta gelmesini önlediğini sanmıştır.

İkinci defa tahta geçiş

İsaakios Konstantinopolis'teki hapisliği sekiz yıl sürmüştür. Dördüncü Haçlı Seferi için Venedik gemileri ile gelen Latin ve Venedik orduları birlikte getirdikleri oğlu Aleksios'un vaadlerine dayanarak gayri-meşru taht gasipcisi III. Aleksius'un tahtından inerek meşru hükümdarlarin Bizans İmparatorluk tahtına çıkmalarını istemişlerdir. Bu isteklerin reddi dolayisiyla Latin ve Venedikliler şehri kuşatmaya almışlardır. Haclılarin Halic tarafindan yaptiklari ilk hücumlar ile Haliç kıyısındaki sur ve kuleleri ellerine geçirmeleri ile 17 Temmuz 1204de III. Aleksios Angelos başkentden kaçmıştır. Hükümdarsız kalan, kuşatma altında bulunan şehirde Ayasofya'da toplanan bir devlet konseyi kararı ile mesru eski imparator olan II. İsaakios zindandan alınıp yine İmparatorluk tahtına oturtulmuştur. II. İsaakios'un gözlerinin kör olmasına rağmen bu karışık içinde eski yasalar unutulup meşru bir imparator sayılmıştir. Onu imparatorluk tahtına geri getirmekle Bizanslılar Haçlıların şehre müdahele etmelerine neden olarak verdikleri bir sebebi (yani Bizans tahtının gayrimeşru imparator III. Aleksios'un elinde olmasını) ortadan kaldırdıklarına inanmaktaydılar. Fakat bu II. İsaakios'un genç oğlu olan Aleksius'un Haçlılarla yaptığı diğer anlaşmalara gore Haçlılar tarafından yeterli bir taviz sayılmamıştır. II. İsaakios yeniden Haçlilara tavizlerde bulunmak zorunda kalmıştır. Haçlılara yardım eden oğlu genç IV. Aleksius'u ortak imparator yapmış ve birlikte törenle taç giymişlerdir. Haçlılardan Franklar ve Venedikliler resmen yeni imparatorları kabul edip Galata'ya çekilip IV. Aleksius'un vaad ettiği mükafatları beklemeye koyulmuşlardır.

Haçlılara bağlığı çok iyi bilinen IV. Aleksius kendi halkı tarafından yerilmekte idi ve Haçlılara verdiği vaadleri ya imkânsızlık nedeni ile tutamadığı ve tutabildikleri için de devamlı olarak tereddüd ve belirsizlik göstermesi dolayısla da Haçlıların da desteğini kaybetmiştir. Ocak 1204'de Ayasofya'da toplanan bir devlet konseyi IV. Alekisus'u tahtan indirmeye karar vermiş; ve Nikolaos Kanabos adlı bir asili imparator olarak seçmiştir. Fakat bir nüfuzlu yüksek saray memuru olan V. Aleksius Dukas Murzuphulos onlardan daha ayrıca davranıp IV. Aleksius'u hapise atmış ve hapiste boğdurarak öldürtmüştür. Sonra da Bizans İmparatorluk tahtına geçmiştir. Bu sıra da 28 veya 29 Ocak'ta II. İsaakius'da ölmüştur; resmi ölüm nedeni oğlunun öldürüşü haberinden hemen sonra bir inme veya kalp kriziolarak verilir ama bunu çok şüpheli olduğu açıktır,ya da öldürülürmüştür.

Tarihsel şöhreti

II. İsaakios'un şöhreti Bizans İmparatorluk tahtına oturmuş en başarısız hükümdar olmasındandır. Kendini bir büyük kul, köle, odalık ve dalkavuk ve yaltakçılar güruhu ile sarmıştı. İmparatorluğu hiçbir pozitif değeri olmayan kendi gözdeleri tarafından idare edilmesine izin vermiştir. Rüşvetçilik devamlı alışılmış bir idare tarzı olmuştur. Zamanının Bizanslı tarihçisi Choniates'e göre "Devlet memurlukları sebze gibi satılmaya başlanmıştır." [1] Taşra eyaletlerinde ise Thema sistemi tayin edilen valilerin dirayetsizliği ve rüşvet yüzünden işlemez hale dönmüş; büyük toprak sahipleri ise sırf kendi menfaatlerini korumak için kendi başlarına buyruk harekete tekrar başlamışlardır. Taşradan gelen vergi gelirleri tertip edilen büyük devlet ziyafet ve eğlencelerinde, başkentde bulunan kiliselere çok masraf gerektiren bina ekleri yapılmasıyla ve başkent kiliselerine çok pahalı kilise eşyası sağlanması suretiyle çarçur edilmiştir. II. İsaakios'un imparatorluğu sırasında 1185de Adriyatik'teki Lefkada, Kefalonya ve Zakintos adaları Sicilyalı Normanlar tarafından alınmıştir. 1186'da Ulahlar ve Bulgarlara Bulgaristan'i kaybetmiştir. Daha sonra Ermeniler Kilikya'yı ellerine geçirmişlerdir. Kıbrıs ise Franklar tarafından Bizans İmparatorluğu'ndan geri alınmıştır,

Ailesi

II. İsaakios'un birinci evliliği, ismi tam bilinmeyen bir Bizanslı hanımla olmuştur.[2] Üç çocuklarının olduğu bilinmektedir. 1185de II. İsaakios yeniden evlenmeden ya ölmüştür ya da boşanmışlardır.

İkinci karısı Macaristanlı Margeret (Bizans saray ismi Maria) olup iki oğulları olmuştur:

Dipnotları

  1. Niketas Honiates ed. J.-L. Van Dieten, Historia, , 2 cilt. (Berlin ve New York, 1975); İngilizce tercume H.J. Magoulias, O City of Byzantium, Annals of Niketas Choniates, (Detroit; Wayne State University Press, 1984).
  2. Svabiyalı Kont Philip'le evlenen kızları İrene'in Almanya Speyer Katedrali'nde bulunan mezarı üstünde bulunan kitabeye göre anne ismi Herina (i.e., Eirene)'dır. Bu doğru ise II. İsaakios'un birinci karısı ve ikinci kızı aynı ismi taşımıştır.

Dış kaynaklar

Resmî unvanlar
Önce gelen:
I. Andronikos Komnenos
Bizans İmparatoru
1185–1195
Sonra gelen:
III.Aleksios Angelos
Önce gelen:
III. Aleksios Angelos
Bizans İmparatoru
IV. Aleksios Angelos ile birlikte

1203–1204
Sonra gelen:
V. Aleksios Dukas
This article is issued from Vikipedi - version of the 7/16/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.