Budakdoğanca, Edirne

Koordinatlar: 41°45′40″K 26°20′26″D / 41.76111°K 26.34056°D / 41.76111; 26.34056

Budakdoğanca
  Köy  
Edirne'nin Türkiye'deki konumu
Budakdoğanca

Budakdoğanca'nın Edirne'deki konumu

Koordinatlar: 41°45′40″K 26°20′26″D / 41.76111°K 26.34056°D / 41.76111; 26.34056
Ülke Türkiye Türkiye
İl Edirne
İlçe Merkez
Coğrafi bölge Marmara Bölgesi
Nüfus (2000)
 - Toplam 230
Zaman dilimi UDAZD (+3)
İl alan kodu 0284
İl plaka kodu
Posta kodu 22000
İnternet sitesi: http://www.budakdoganca.com
YerelNET sayfası

Budakdoğanca, Edirne ilinin merkez ilçesine bağlı Kapıkule sınır kapısının yaklaşık 5 km kuzeyinde yer alan bir köydür.

Tarihçe

Köy büyüklerinden alınan bilgilere göre, bu köyde önceleri büyük bir çiftlik varmış.1898–1903 ve 1907–1910 yılları arasında Edirne Belediye Başkanlığı yapan ve 1318 (1899) yılında Paris Belediye Binasının bir benzeri olan Edirne Belediye Binasını ve Belediyenin karşısındaki Dilaver Bey Parkını yaptıran ve 1855–1918 yılları arasında yaşayan Dilaver Beye ait bir çiftlikmiş.Dilaver Bey önceleri çiftlikte gayrı müslümleri çalıştırılmış. Bir süre sonra onlara çalışmaları için topraklar vermiş. Kısa zamanda bir köy oluşmuş ve Dilaver Beyi rahatsız etmeye başlamışlar. Dilaver Bey tarlalarının tümünü bunlara vermiş, ortak etmiş ancak bunlarda çıkardıkları maldan Dilaver Beye çok az miktar vermişler. Bu köylü böylelikle çok zengin olmuş.Bu köy Kapıkuleden hemen sonraki, Çayırtarla mevkiinin altındaki Bulgar Köyü olan Verenttekke diye tabir edilen köydür. Bunun üzerine Dilaver Bey çiftliğin bitişiğine bir Müslüman köyü kurdurmuş. Önemli görevleri bunlara vermiş. Bunun üzerine gayri Müslimler ayaklanıp Dilaver Beye saldırmışlar. Kâhyası tarafından zor bela kaçırılmış. Ondan sonra Dilaver Bey Edirne’deki tüm malını Hazineye veriyor. Devlet bu araziyi göçmen gelen bugünkü köylülere dağıtıyor.Fakat Balkan Harbi çıkınca köydeki Türkler Edirne’ye kaçıyor.Harp bittikten sonra köye döndüklerinde köydeki evlerinin yakılıp yıkıldığını görüyorlar. Köylü bunun üzerine Bulgarların bulunduğu evlere yerleşip oturmaya başlıyor.Bu yerleşme üç basamakta gerçekleşmiş. 1)1912 2)1938 3)1951 1900’lü yıllarda köyümüzde Bulgarların ve Tatarların (Köyün üst tarafındaki koru yanı) oturduğu bilinmektedir. Köyümüze ilk önce 1900-1912 yılları arasında aşağıki mahallede oturanlar yerleşmiş.1938 Yılında Silistre’den yukarıki mahallede oturanlar yerleşmiş.Yine 1951 yılında Bulgaristan’dan 4-5 aile daha köye yerleşmiş. Kapıkule yanındaki Bulgar köyü (Verentekke) ile Üsküdar köyü arasının yerleşim yeri olduğu söylenmektedir. Rivayete göre Verentekke’ de dama çıkan kedi damdan dama atlayarak Üsküdar köyüne kadar geliyormuş.Yine Üsküdar Köyü ile Verentekke köyü arasında Taş Yol varmış.Bu taş yol 1950-60 yılları arasına kadar bozulmadan kalmış.Daha sonra sürülerek tarla yapılmış.Ayrıca 1800’lü yıllarda Budakdoğanca-Ahi Köy arasında Osmanlıların büyük bir esir kampı olduğu belgelerden anlaşılmaktadır.Kampta Fransız ve İtalyan esirler bulunmaktaymış. Köye gelenler , Köy kütüğüne göre 214 hanedir. Hatta bunların birçoğu soy isim almadan ya geri dönmüşler ya da başka yerlere göç etmişlerdir. Zaten büyüklerden aldığımız bilgilere göre yerleşenlerin bir kısmı tekrar Bulgaristan’a dönmüş, bir kısmı yurdun çeşitli yerlerine dağılmış, bir kısmının ise nereye gittiği bilinmemektedir.Toprak İskâna geçtikten sonra köyden ayrılan olmamıştır.Ayrıca İstiklal Savaşı öncesi Yunanlar Edirne’yi İşgal edince Halk Bulgaristan’a kaçmış, savaş bitince bir kısmı geri dönmüş, bir kısmı ise sınır kapanınca Bulgaristan’da kalmıştır. Bulgar ve Yunanların çekilmesinden sonra köyde kalanlar köyü yeniden kuruyorlar.Bunlar 1912 yılında gelenlerden oluşuyor. Daha sonra 1938 ve 1951 yılında Bulgaristan ve Romanya’dan gelen göçlerle köy büyüyor. Yine yaşlılardan alınan bilgilere göre Çanakkale , Kafkasya ve İstiklal savaşlarına köyümüzden 97 kişi askere gitmiş, 3 kişi geri gelmiştir. Nüfus kütüğünde yapılan incelemede bu bilgilerin doğru olduğu görülmektedir. 1910-1923 yılları arasında 18-30 yaş arasında çok sayıda genç erkek ölmüştür. Bunların büyük çoğunluğu şehittir. Bu konuda Askerlik Şubesine 10/03/2007 tarihinde dilekçe verilmiş , fakat arşivlerin Ankara’ya gittiği gerekçesiyle şubeden bilgi alınamamıştır. Köyün İsminin Nereden Geldiği kesin olarak bilinmemekle birlikte anlatılan hikâyesi şöyledir. Köy tamamen Bulgaristan sınırına kuruluyor. Türkiye-Bulgaristan sınırı Kapıkuleden bakınca köye doğru bir budak gibi kıvrılır. Sınırın bu şekilde bir budak gibi olması nedeniyle zamanın köy büyükleri köyün adını Budakdoğanca olarak veriyorlar. Doğanca’da köy yeni kurulduğundan dolayı veriliyor.

AİLELER NEREDEN GELDİLER?

NOT : Mavi ile yazılı olanlar Köyde ikamet etmekte ya da Köy kütüğüne kayıtlı bulunmaktadırlar. Kırmızı ile yazılanlar köyden göç etmiş olup, kütüklerini de gittikleri yere almışlardır.

1912 Yılında Gelenler :

FINDICIK KÖYÜ : Fındıcıklı, Kuşkonmaz PIRAVADI-SİNAN KÖY : Yavuz , Arabacı , Şahin , Küçük , Ahmet Tükenmez , Güçlü, Kadir Tükenmez , Duğan MURATÇALI : İnaç KIZANLIK : Aydın HASKÖY : Yılmaz , Tabak , İşler , Mısıratlı , İnan HASKÖY-ADAÇALI : Ergeç , Elkatmış , Demir HASKÖY-KOZLUBÜK : Kıyıcı HIRŞOVA : Doğrusöz KÖSTENCE : Amarakoy Kunduz, Akyurı Bor Hasan, Can Timur, Özinag TULA (TULU) : Tuğlacılar OSMANPAZARI : İnağ , Vatan, Altay , Fındık , Güngörmüş , Balkan PAZARCIK : Mecidiye , İnal KÜSTÜKÖY : Tunç AHULUBURGAZ : Hüseyin Yavuz YENİZAĞRA : Çelik , Elbasan , Ermiş YENİZAĞRA-Evciler : Göktaş KOCAYAKUPLU : Yapulu PİRİŞTİNE : Makina , Çetin ESKİZAĞRA : Kelenci , Hergül MUSTAFAPAŞA : Yıldız , Gökgül , Fatma Emir , İnce MUSTAFAPAŞA-BİNATLI : Ersaçmış AFYON : Emir KADIKÖY : Taşkıran BULGARİSTAN : Palavra İRAN : Topal , Bayır HARMANLI : Kurtulmuş , Saat İPEK : Padeş PEŞTİRE : Hasan oğlu İsmail / Naciye PLEVNE : Hüseyin oğlu Osman / Elmas ZİŞTOV : Osman oğlu İsmail / Ayşe TAŞAĞIL KÖYÜ : İsmail oğlu Halit / YUĞNAKLI : Recep oğlu Mehmet / DOBRUCA : Mustafa oğlu Şemail / EDİRNE (Yeniimaret) : Mehmet Kakız

1935 - 1937 Yılında Gelenler : SİLİSTRE :

Tahan , Türker , Uludoğan , Tolan , Tunaboylu , Tan , Toprak, Boztuna, Gülünay , Ures , Dinç, Öney , Düzgün , Cebe , Kutbay , Akgül , Aliş Demirel , Artuç , Sağlam , Üzerem , Özdoğan , Özçelik, Akkurt , Açış , Adsan , Ali DEMİREL , Doğanay , Duru , Altuğ , Yeşilyurt , Kazan , Alver , Alptekin , Çelikyay , Çalbaş , Alpar , Yürükçü , Olçar , Tokşar , Esin

TOTRAKAN : Kurt

1951 Yılında Gelenler :

KOŞUKAVAK : Sönmez , İnalcı , Pehlivan , Kahraman. PIRAVADI : Haliloğlu VARNA  : İşcen HAVSA-NECATİYE : Göker , Naya KIRKLARELİ : Bilkay (1986) YOZGAT : Akyol (1960) EDİRNE(Karabulut Köyü) : Rahmi Kalkan (1999)

Kültür

GELENEK VE GÖRENEKLER

PİYASA

Akraba evliliklerinin hemen hemen hiç yaşanmadığı Budakdoğanca'da görücü usulü, eş - dost, akraba tavsiyesi ile yapılan evliliklerden başka "piyasa" adı da verilen toplumsal boyutta bir eş seçme geleneği yaşatılmaktadır. Bu buluşma zamanında gençler kendilerine uygun olan eşleri karşılıklı olarak seçme özgürlüğüne sahip olmaktadırlar. Piyasa akşam ezanından önceki saatlerde başlar, akşam ezanından sonra hava kararmaya başladığında biter. Kızlar Budakdoğanca Çakmak Çeşmesi’ne su almaya gelirler. Köy Gençleri de Raşit Tükenmez’in çeşmenin tam karşısındaki garajın arkasında otururlardı. Ayrıca gençler köyün sokaklarında volta atarak "piyasa" yaparlardı. Genellikle ailelerden piyasaya çıkma konusunda bir engel çıkarılmazdı. Yine piyasa saatlerine özgü olaylardan biri de kadınların piyasaya uzak fakat piyasanın yapıldığı alanın görüldüğü yerlerde oturmalarıdır. Burada sohbet ve günün yorgunluğunun atılması amacından başka, piyasada olabilecek herhangi bir yanlışa da toplumsal baskı düşüncesi açıkça gözlenmektedir. Köyümüzde bu gelenek yaklaşık 1995-2000 yıllarına kadar devam etmiştir.

KÖYDE EVLENME (KIZ İSTEME VE SÖZ)

Köyümüzde kızlar ve erkeklerin daha önce arkadaşlıkları olur. Evlenmeye karar verdiklerinde anne ve babalarına söylerler. Erkek tarafı, sözü geçen hatırı sayılan bir akraba dost ya da komşular aracılığı ile kız evine "Hayırlı bir iş için gelip bir kahvenizi içelim" diye haber yollar.Kız tarafı da olayı kabul ettiğini "Buyursunlar gelsinler" diyerek bildirir. Eğer kabul etmiyorsa kibarca “evlenecek kızımız yok” diye söylerler. Eğer kızın sevdiği arkadaşı varsa (piyasa arkadaşı) görücüye gidilmez. Yine de sormadan, öğrenmeden sadece bakmak ve niyet açıklamak için gidilirse kız evi habersiz gelen yabancıların niyetini anlar. Eğer kızın sevgilisi varsa misafirlere görünmez yani görücüye çıkmaz. Köyümüzde zorlama evlilikler olmadığından, kız tarafı kızın davranışını olgunlukla karşılar ve o görücüler bir daha eve kabul edilmez . Kız tarafı , erkek tarafına olumlu cevap verirse , uygun bir günde büyükler gidip kızı babasından isterler. Babası bir kez daha kızının fikrini alır. Kız evet derse söz kesilir. Eskiden kız istemeye damat adayları gitmezdi. Fakat günümüzde artık damat adayları da kız istemeye gitmektedirler. Normal şartlarda razı olunduğunda , kız istendiği gece “Söz Yüzükleri” de takılır. Gelip gitmeler olur. Kız ve oğlan ailelerinin kararlaştırdıkları bir tarihte düğünleri yapılır.Aileler arasında anlaşmalar olmadığı zaman kızı oğlan kaçırır. Araya aracılar girer ve iki aile barıştırılır.Yine sözü, nişanı,düğünü yapılır ve evlenirler.

URBA

Belirlenen gün ve saatte kız ve erkek tarafından kişiler, gelin ve damat adayı Edirne’de buluşurlar. Alışveriş başlar. Gelin için gerekli olan takılar ve kızın istediği her şey satın alınır. Kız tarafı da aynı anda damadın istediği her şeyi satın alır. Bu alış veriş için İstanbul, Keşan, Edirne gibi şehirlere de gidilmektedir. Söz düzme günü genellikle alınan eşyalar; takılar, altın setler (yüzük, künye, gerdanlık, küpe) saat, iç çamaşırı, çanta, kemer, namazlık, elbiseler, havlu, kostüm (erkek takım elbisesi) v.s. olur. Alış veriş sonrası her iki tarafta karşı tarafa aldıkları tüm çeyizleri kendi evlerine götürürler. Alınanları iyi gösterebilecek, alt fon oluşturacak şekilde uygun renkte ve uygun bir büyüklükte kumaş üzerine yerleştirirler

NİŞAN

Kız istenip söz kesen yapıldıktan sonraki aşamadır. Nişan için önce nişan hazırlığı yapılmalıdır. Buna nişan düzmek denir. Nişan düzümü ile kız tarafı erkek tarafına, erkek tarafı da kız tarafına hediyeler almış olur.Bu hazırlıktan sonra nişan yapılır. Nişanı kız tarafı üstlenir. Erkek tarafı nişan bohçalarını alarak kız tarafına misafir olarak gelir. Nişan aile arasında yapılabileceği gibi tüm köy davet edilerek de yapılabilir. Nişan yüzüklerinin takılıp nişanın kesilmesi ile nişan töreni başlar. Kıza sadece erkek tarafı askı asar. Nişan bohçaları karşılıklı değişilir. Eğer büyük nişan yapılıyorsa yani nişana tüm köy davetli ise, yerel oyunlarla eğlence yapılır.Nişanlılık süresince bayram, hıdrellez, düğün ve vs. gibi günlerde erkek tarafı kız tarafına, kız tarafı da erkek tarafına giyim hediyesi alır.

DÜĞÜN

Cuma günü gecesi başlar. O gece geline kına yakılır. Cumartesi günü öğleden sonra oğlan evinde düğün başlar. Cumartesi gününün gecesi düğün hediyeleri getirilir.Bir kişi kimin ne hediye getirdiğini bağırarak söyler. ***Kimin ne hediye getirdiğini söyleme işini 1970-1990 yılları arasında Resmiye ULUDOĞAN yapmıştır. Bu adet artık köylerde kalmamıştır.. Pazar sabahı gençler erkenden kalkarak (zaten hiç yatmazlardı, bütün gece kahvede davul-zurna çaldırırlar, davulcuları köye geldiklerine geleceklerine pişman ederlerdi.) davul-zurna eşliğinde damatı kaldırmaya giderler. Pazar günü köyün tüm erkekleri ve gelen misafirlere yemek ve içki verilir. Kız, kendi evinden alayla alınıp davul–zurna eşliğinde gençler oynayarak oğlan evine gidilir. Alayın kız evinden oğlan evine gitmesi 1-2 saati bulur. Eğer kız köy dışına gidiyorsa gelin alayla köyün dışına kadar uğurlanır. Gelin dışarıdan köye geliyorsa yine gençler alayı köy dışında karşılarlar ve oynayarak oğlan evine getirirler. Oğlan evinde gelin kaptırılır. Kız dışarıya verilirse Köy Gençleri damatın babasından “Toprak Bastı Parası” alırlardı.Bu parayla kendilerine içkili eğlence düzenlerlerdi. (1976 yazında Toprak Bastı paraları ile Tekirdağ Kumbağ’a 22 kişilik ekip denize gitmişti. Denize Vatan’ın Magirus minübüsü ile gidilmişti ve yolculuk boyunca Ali PEHLİVAN ve Fikret AÇIŞ halk ozanları tarzında atışmalar yaparak geziye katılanları eğlendirmişlerdi.) Bu gelenek halen sürdürülmektedir

GELİN CUMASI

Gelinin Pazartesi günü akşam üstü Cuması yapılır. Köyün kadınları ve genç kızları kendileri türküler, şarkılar söyleyerek oynar ve eğlenirler. Böylelikle evlenme töreni son bulur. Yeni evlenen çiftin nikahını köy muhtarı kıyar. Gelinin cuması geleneği günümüzde yapılmamaktadır. Gelin Cumasında genellikle "Bahçelerde Börülce, Kızılcıklar Oldu mu?, Yüksek Yüksek Tepelere, Evreşe Yolları" gibi türküler söylenirdi. Bu türküler Meci’ lerde de kızlar tarafından söylenirdi.

İMECE (KÖY İÇİN ORTAK ÇALIŞMA)

Köyün ortak işleri İmece denilen usulle yapılırdı. İmeceye aynı anda bütün köy katılmazdı. Hangi ailelerin İmeceye katılacağı akşamdan köy korucusu tarafından duyurulurdu. İmece sırası Köy Muhtarı tarafından takip edilirdi. Ayrıca köylüler karşılık beklemeden birbirine yardıma giderlerdi. Örneğin kim traktör arabasına buğday ya da ayçiçeği yükleyecekse , çuvallar Köy gençleri tarafından neşe içinde arabaya yüklenirdi.2008 yılında Prof. Basri ÇETİN Parkını , 2009 yılında Köy Konağı ve Camii Çevre Düzenlemesini ve her yıl Mezarlık Temizleme çalışması yaparak, köylülerimiz çok güzel bir İMECE dayanışması örneği sergilemişler ve geleneği devam ettirmişlerdir.

MECİ

Eskiden köyde tarım araçları günümüzdeki kadar gelişmiş olmadığından birçok tarım işi insan emek gücü ile yapılırdı. Örneğin gündöndü (mısır, kabak) hasadı elle yapılırdı. Gündöndü kafaları zıvana denilen tırtıklı kesici aletle kesilirdi. Sonra traktör ya da öküz arabaları ile ev önlerindeki alanlara taşınırdı. Sonra bu gündöndü kafaları köydeki komşu kadın ve kızların katılımı ile küçük sopalarla dövülerek tanelerinden ayrılırdı. Bu olaya MECİ denilmektedir. Meci de kızlar çeşitli yerel türkü ve maniler söylerlerdi. Köy gençleri de onları izlerlerdi. Meci’ler köy genç kız ve erkeklerinin birbirini görme ,arkadaş olma (manita ayarlama) ve konuşma fırsatını buldukları yerlerdi.

DANIŞIK YAPILMASI VE KINA DAĞITILMASI

Köy adetlerine göre biri evleneceği zaman evlenecek kız ya da erkeğin babası düğünden bir gece önce kahvede danışık yapardı. Danışıkta, kahvede ilk içilen ilk çaylar damatın ya da gelinin babası tarafından karşılanırdı. Görevli kişi kahvenin kalabalık olduğu bir zamanda tüm köyü düğün sahibi adına düğüne davet ederdi. Ayrıca tüm kahvelerde bulunanlara lokum dağıtılırdı. Lokum dağıtma köyden birinin çocuğu dünyaya geldiğinde de yapılırdı.Köy kadınları düğüne kına dağıtılarak çağrılırdı. Düğün sahibi görevlendirdiği bir yakınını (Eskiden bu işi Resmiye ULUDOĞAN yapardı) aracılığı ile köyün bütün kadınlarını düğüne davet ederdi. Davetiye olarak da davetli köy kadılarına kına verilirdi.Danışık, Kına Dağıtılması ve lokum dağıtma adeti halen devam etmektedir.

Coğrafya

ULAŞIM

Köyümüzün Edirne ile ulaşımı Kapıkule yolundan sağlanmaktadır. Köyümüz Edirne’ye 23 Km. uzaklıkta olup, yolun 15 Km’si Otoyol, 7 Km’si asfalt yoldur.

COĞRAFİ YAPI VE İKLİM

Köyümüz coğrafi olarak Kapıkule sınır kapısının kuzeyinde Bulgaristan sınırında bulunmaktadır.Bulgaristan ile sınırımızı Rezve Deresi çizmektedir. Sınır, Balkan savaşından sonra Türk Heyetinin başkanı İsmet İNÖNÜ'nün,Bulgar Heyeti ile yaptığı "Rezve Anlaşması" ile çizilmiştir. Köyümüz arazi yapısı olarak genelde düz ve az engebeli arazi yapısına sahiptir. Arazi verimli olmasına rağmen sulak değildir. Köyün alt tarafındaki Çayır Tarla mevkii , 1960-1975 yılları arasında Rezve Deresinden sulanarak Çeltik ekilirdi. Fakat daha sonraları derenin suyunun azalması dolayısı ile çeltik ekiminden vazgeçildi.Köyümüzde gölet bulunmaktadır.Fakat gölet sulama amaçlı değil , yazın hayvanların su ihtiyacını karşılama amaçlıdır. Gölette balık bulunmaktadır. Gölet 19.07.1979 yılında , zamanın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Deniz BAYKAL tarafından açılmıştır. Köyümüzde 3 adet ağaçlık alan (koru) bulunmaktadır. Küçük Koru, Mezarlık Korusu ve Koca Korudur. DSİ köy göletinin karşısını 2008 yılında ağaçlandırmıştır.

KOMŞU KÖYLERİMİZ

1- Ahi Köy 2- Ekmekçi 3- Eskikadın 4- Karabulut 5- Kemal Köy 6- Yenikadın 7- Uzgaç

İklim

Köyümüzde karasal iklim koşulları hüküm sürmektedir. Fakat iklim değişiklikleri nedeni ile eskiden olduğu gibi çok kar yağmamaktadır.Köyümüz vadi yamacına yerleşmiş olduğundan kışın rüzgar etkili olmakta ve ayaz çok hissedilmektedir. Özellikle köyümüzün kuzey bölümünde Bulgaristan tarafında bulunan Derviş Tepeye kar yağdığında , ayazı yoğun bir şekilde köyümüzde hissedilmektedir.

Nüfus

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007 195
2000 230
1995 253
1990 285

Ekonomi

GELİR KAYNAKLARI

Başlıca gelir kaynakları Tarım ve Hayvancılık'tır

TARIM

Köyümüzün arazisi kara toprak olduğundan verimi yüksektir. Halk bol miktarda gübre kullanmaktadır. Genel olarak buğday ve ayçiçeği üretimi yapılmakta olup, üretilen ürünler Edirne Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifi, Toprak Mahsulleri Ofisi ve özel sektör kuruluşlarına pazarlanmaktadır. Ayrıca köyümüzde hayvancılık faaliyeti devam ettiğinden, hayvanlara yönelik mısır, arpa, yulaf ve yonca ekimi yapılmaktadır. Önceki yıllarda pancar ve kabak çekirdeği tarımı da yapılmaktaydı. Fakat sulama sorunundan dolayı bu ürünler köyümüzde artık ekilmemektedir.

HAYVANCILIK

Köyümüzde 1980 yıllarına kadar sığır, manda, tavuk, hindi, kaz, ördek, arı gibi hayvanlar bakılmaktaydı. Günümüzde daha çok büyük baş sığır hayvancılığına önem verilmektedir. Bunun yanında yine tavuk, ördek, arı çoğunlukla yetiştirilmektedir. Köyde süt verimi yüksek cins hayvan bakılmakta ve üretilmektedir. Bu hayvanlardan elde edilen sütler, Köy Muhtarlığı tarafından yaptırılan soğutucu depoda toplanmakta ve süt birliklerine pazarlanmaktadır. Büyükbaş hayvanların pazarlanması , Edirne Damızlık Yetiştirme Birliği aracılığı ile yapılmaktadır.

ARAZİ DURUMU

Köyümüzün tüm arazisi : 30.150 dönüm Otlak Mera : 3.500 dönüm Orman : 2.886 dönüm Ekilen Arazi : 23.743 dönüm

Altyapı bilgileri

Köyde, ilköğretim okulu yoktur, fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur.Çok yakın bir tarihte kanalizasyon çalışması da başlayacaktır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik , sabit telefonve İnternet bağlantısı vardır. İnternet üzerinden köyümüzden 24 saat Canlı Yayın yapılmaktadır.

Resimler

Köyün Kapıkule tarafından girişi
Birçok dehanın mezun olduğu ilkokul
Gölet-Piknik alanı mevcuttur
22nisan07
22nisan07
22nisan07
Hıdırağa maçı bitişi-27mayıs07
Hıdırağa maçı sonrası-27mayıs07
Hıdırağa-köyler arası İkincilik Kupası-03Haziran07
Ortakçı köyü Final Maçı Öncesi-03Haziran07

Dış bağlantılar

This article is issued from Vikipedi - version of the 12/9/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.